
İbn Abbas (r.a) Resul-üEkremden rivayetinde: “Midesini dolduran kimse melekut alemine yükselemez” buyurmuştur. *
Amellerin en üstünü açlık, nefsin zilleti ise saf (sade) giyinmektir. *
Hasan’ın Resul-ü Erkemden rivayetinde Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur; “ Tefekkür ibadetin yarısı, az yemek ise ibadetin ta kendisidir.” *
İbn Adiyy’in rivayetinde Resul-ü Ekrem çok yiyip içmekle kalplerinizi öldürmeyiniz. Zira kalb bir ekin tarlası gibidir. Fazla su basınca tohumu keser ve çürütür. *
İbn Adiyy’in rivayetinde Resul-ü Ekrem: “Allahu Teala dünyada az içen kimselerle meleklere karşı övünür. Allahu Teala meleklere; “Şu benim kuluma bakın, onu dünyada yemek içmekle ibtila ettim, o sabretti ve onları terk etti. Şahid olun, terk ettiği her lokma için Cennette ona bir derece verin” buyurmuştur. *
Ali bin Hüseyin’den rivayet edildiğine göre Resul-ü Ekrem: “ Şeytan Adem oğluna, kanın damara hulûlu gibi hulûl eder. Onun giriş kapılarını açlık ve susuzlukla daraltın.” *
Ebu Talib-i Mekki şöyle anlatıyor:” Mide saz gibidir. Saz hafif, ince ve içiboş olduğu için güzel ses çıkarır. Mide de boş olduğu vakit daha güzel Kur’an okur. Daha fazla kıamda durabilir ve az uyku ile iktifa edebilir.” *
Resul-ü Ekrem: “ Karnını doyurup uykuya yatan kimsenin kalbi katılaşır, her şeyin bir zekatı vardır. Bedenin zekatı da açlıktır.” *
Bu aktarımların dışında, herkesin yiyeceği içeceği, giyeceği yani rızkı olan her nimetin üzerinde ismi yazılı olurmuş ve ancak bunun nisbetince yiyabilir, içebilirmişiz. Ne bir eksik, ne bir fazla.. Bunu duyan kuzenim ve ananecim; “Alah bizim rızkımızı bol vermiş bizde bol bol yiyoruz deyip gülüştüler..” Buna sığınmamak lazım tabi nefis terbiyesinin ilk basamaklarından biri açlıktır..
Bir de tabi şöyle bi durum var "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir." 40 kapıdan sorumluyuz.Şöyle komşularınıza bi göz atın 2 kapı sonrasını tanımadığınızı farkedebilirsiniz.. Ne kötü bişi.Oysa islam üzere yaşasak herşey ölçüsünce olacak. Fazlalıklar zekatla gitmiş olacak mesela.. Eksiklik varsa bile yine alınan zekatlarla tamamlanacak..
İnsanlar her bakımdan birbirine muhtaç ve yardımlaşmak zorundadırlar. İnsanlar birbirleriyle yardımlaşıp, birbirlerinin işlerini görmeleri için, Allah bazısının rızkını geniş, bazısının rızkını dar etmiş. Zengini, fakir ve ihtiyaçlı olana vermekle görevlendirmiştir.
Bir kuyumcu var tanıdığımız Ermeni, annem eşyalarının 1/40 'ini verebilmek için ölçü yanlış olmasın die AgopBey'e gittik. Adam şaşırdı ne gerek var ki şimdi böyle bişeye dedi. Annem usulünce anlattı.. Adam güldü, yahu herkes böyle yapsa memlekette fakir kalmaz ki dedi..
İdrak etti.. ama.. aması o kdr ötesi yok.
Allah önce idrak edebilmeyi sonra da ona uygun yaşayabilmeyi nasip etsin inşallah...
*Aktarılan Hadis-i Şeriflerin kaynağı; İmam Gazali’nin “İhyau’ulumi’d-din”kitabıdır.Bilgilerinize..